ÇULLUK AVI İNCELİKLERİ

(1/6) > >>

Abdullah SAĞIM:
Köpekle yapılan diğer yerden havalanan kuşların avıyla kıyaslandığında, en zor, en ayrıntılı, en fazla tecrübe isteyen avdır bence. Çulluk avı ormanda yapıldığından, bulmak, uçurmak, vurmak gibi zorluklarının yanında, araziyi bilmek, havadan, meradan anlamak, özelliklede çulluğun yaşantısıyla ilgili bilgi sahibi olmayı gerektirir.

Ava yeni başlayanlara mutlaka bu avı bilen biriyle gitmelerini tavsiye ederim. Hatta avcı olup ormanda çulluk avlama tecrübesini tatmamış olanlara da, bu avın inceliklerini iyi bilen bir ustanın peşine takılmalarını tavsiye ederim.

Çulluk bilindiği gibi bir göç kuşudur. Ülkemizin değişik bölgelerinde farklı isimlerle anılsa da en bilinen, en çok kullanılan adı Çulluktur. Ülkemiz çulluğun önemli göç yollarının birindedir.

Hava şartları olağan üstü olmadıktan sonra Ekim ayının ortalarından sonra özellikle Trakya, Marmara, Karadeniz bölgeleriyle ilk göçe başlar. Eylül ayı içerisinde kuvvetli karayel fırtınası ve yağmur sonrasında geldikleri de görülür.

Eski avcılar arasında kestane karası fırtınası çulluğun ülkemize gelişi için başlangıç kabul edilir. Çulluk ilk göçten başlayarak rüzgarları takip eder. Sert karayel ve poyraz gelişi için en uygun rüzgarlardır. Göç geri döndüğünde lodos havaları kollar. Ülkemizden ayrılması mart ayı sonunu bulur,hatta nisan ayına kadar sarkabilir.

Eskiler 29 ekim için hem çulluk, hem bıldırcın curnatası tarihi deseler de  son on yıldır bu tarihlere yakın kayda değer bir kuş uçuramadım. Daha önceki yıllarda gerçekten bu tarihlere yakın çulluk ve bıldırcını aynı meralarda avladığım çok olmuştur. Bu tarihlerde yeni kesilmiş kırmalıklarda hem çulluğa hem de bıldırcına rastlamak mümkündür.

Göç özellikle saydığım bölgelerde kasımın onundan itibaren hızlanmaya başlar. 20 kasım,15 aralık hava şartları uygun olduğunda en verimli tarih aralığıdır. Aralık sonuna doğru göç tamamlanır. Bu tarihten sonra hava şartlarıyla orantılı olarak ülkemiz içerisinde sürekli yer değiştirir.
Çulluk avını zorlaştıran etkenlerin başında çulluğun olağanüstü hareket kabiliyeti gelir. Hava değişimlerini akıl almaz bir şekilde bir gün öncesinden tahmin edebilir. (Eskiler bu özelliğine çulluğun gagası barometre gibidir derler.) Bir gün çok güzel av yaptığınız, onlarca kuş uçurduğunuz meradan, ertesi gün tek bir kuş kaldıramayabilirsiniz. Yer değiştirme bazen çok uzun mesafelerde olabilir. Ama bazen de aynı mera içerisinde bitki örtüsü, ağaç, yükseklik farkıyla bulunabilir. Mesela bir gün altı süpürgeliklerle kaplı meşelikte bulduğunuz kuşu ertesi gün gürgenliklerin altında rastlayabilirsiniz. Merada ilk kaldırdığınız kuşun bulunduğu ortam gün içerisinde çulluğu nerede arayacağınızın da ilk işaretini verir.

Hava değişimlerine birbirine yakın tepkiler verir. Bu avın ustalarını ortalama avcıdan ayıran en büyük fark, hangi ayda hangi havada çulluğun hangi bitki örtüsünde olacağını bilecek, tecrübeye sahip olmasıdır. Bu uzun yıllar bu efsunlu kuşun peşinde çile doldurmayla olur. Kollar ve bacaklarda yüzlerce çalı, diken çiziği binlerce kilometre peşinde yaya yürünülen yol usta olmanın ilk akla gelen belirtileridir. (Bir avcı size mevsiminde ben çulluk avcısıyım diyorsa özellikle ellerine ve kollarına iyi bakın. Her ne kadar gözler yalan söylemez deseler de çulluk avında eller, kollarda yalan söylemez.)

Çulluk ormanda mevsime ve havaya göre yer tutar. Göçün ilk başlarında ormanın derinliklerine girmek istemez. Gece göç ettiğinden yukarıdan baktığında görebileceği yerlerin kenarlarına inmeye özen gösterir. Orman içindeki traktör yolları, asfalt kenarları, kesilmiş kırmalıklar, ormanla bitişik çayır kenarları göçün başında çulluk aranacak ilk yerlerdir. Özellikle Ekim sonu ve Kasım yağmurlu geçerse göç esnasında ilk konduğu bölgelerde daha çok oyalanır. Sisli, puslu havalarda mera içerisinde atlama yapmaz. İlk konduğu bölgelerde kalır. Göç için ay ışığı olan açık havaların olduğu günleri tercih eder. Hava şartları uygun toprak nemli ve yumuşaksa o merada daha uzun kalır. Göç devam ederken bile ormanın her tarafına yatak yapmaz. Kuşun uzun süre kaldığı, yemlendiği, barındığı bölgelere avcılar yatak yeri derler. İyi bir çulluk avcısı her mevsimde az çok kuşun bulunacağı merayı tahmin eder. Özellikle daha önceki yıllarda kazanılan tecrübeler kuşun nerelerde yatak yaptığının bilinmesi avın verimli geçmesinde önemlidir.

Kar Lodos ve ayazı sevmez. Kardan sürekli kaçar.Yüksek karda beslenmesi zorlaşır. Kar sonrası gelen kuvvetli ayaz beslenmesinin önünde en büyük engeldir. Çulluk sürekli organik şeylerle beslenir. (Küçük kurtçuklar, böcekler, solucanlar vs.) Kar nedeniyle toprakla, gazelle irtibatı kesildiğinde bunlara ulaşması zorlaşır. Yüksek karda su ayaklarına sığınır kar sonrası gelen ayazda buralarda bile beslenemez.

Çulluk avını sevmek çulluğu'da sevmek demektir. Ben kuşları bu halde gördüğümde avlanmayı bırakırım. Merada ne kadar çok kuş olursa olsun ilk vurduğum çulluk çok zayıf düşmüşse en kısa yoldan eve dönerim. MAK kararlarına göre avı serbest olsa da Cem kararlarına göre av kapanmıştır. Bu nadide kuş bu kadar saygıyı fazlasıyla hak eder.

Genel bir tarif olacak ama tekrarlamakta fayda var;
Yağmurlu havalarda ormanın derinliklerine girmez yeni kesilmiş kırmalıklar, eski yangın yolu kenarları, ormanla çayırın birleştiği yerlerin hemen kenarında bulunur.Yağmurun yapraklara çarpmasından ürktüğü bilinir. Bu tür havalarda avlandığında ormanın içine uçmak istemez genellikle uçurulduğunda ormanın dışına uçar.

Sisli havalarda meranın en yüksek yerine çıkar. Hava ayaza çekerse yine ormanın en yüksek bölgelerinde ve sarptadır. Bu havalarda meranın sabah güneşini ilk alan bölgelerinde aramak en doğrusudur.

Lodos havalarda ormanın rüzgar almayan kuytu dere yataklarına çekilir. Genellikle hiç bir rüzgarı üzerine alacak yerde durmayı sevmez. Fırtına şeklinde lodosta merayı tamamen terk ettiği de görülür.

Göç esnasında havalar kurak gider toprak sertleşirse derin nemli dere yataklarını tercih eder. Özellikle bu havalarda gürgenlikler, nemli filizlikler iyi kuş tutar.

Kasım ayı bu yıl olduğu gibi kurak, yağmursuz geçerse göç çok hızlı gelişir. Meralarda oyalanmaz çok çabuk yer değiştirir. Hatta mera ve hava şartlarını beğenmezse geldiği gece biraz dinlenip göçe devam eder. Özellikle gece ayaz ve mehtap varsa gündüz avında yüzlerce pisliğe rağmen tek kuş uçuramazsınız. Köpekler böyle günlerde yerlerde sürünse de, durum değişmez. Artık o merayı terk etmiştir. (Çulluğun taze pisliğine ormanda değil de, traktör yolları ve çayırlıklarda rastlıyor ama kuş uçuramıyorsanız yukarıda bahsettiğim olay gerçekleşmiş demektir.)

Karda dere yataklarına, çamlıklara altı kar almayan pırnallıklara çeker. Kar yağarken uçurulduğunda yine ormanın içine uçmayı sevmez. Lodos havalarda ve yağmurda orman içinde hareketlidir. Genellikle köpeğin fermasında yürür. (Sülün için köpeğin önünde uçmadan çok hızlı yürür deseler de, ben lodos havalarda köpeğin fermasında fare gibi kaçan çulluklar gördüm, en kart horoza rahmet okutacak kadar hızlıydılar.)

Çulluklar bir meraya yerleştiklerinde gece ve gündüz yer değiştirirler. Belki de bu uçuş ustası kuşun en büyük zaafı geceyi ormanda değil de çayırlarda, sulak açıklıklarda geçiriyor olmasıdır.

Akşam havanın kararmasıyla ormandaki yerlerinden kalkarak çayırlara yemlenebilecekleri sulak alanlara, bataklık kenarlarına konarlar. Bek avı denen avlanma şekli bu yer değiştirme esnasında yapılır. (Çulluğu ormanın içinde, köpekle avlamayı sevdiğimden, oldum olası bek avına soğuk bakmışımdır.)

Çulluklar geceleri gündüze göre daha hareketlidirler. Tüm geceyi yemlenerek geçirirler. O karizmatik gagalarını sokabilecekleri nemli yerleri ararlar. Özellikle büyükbaş hayvan pisliklerine dikkatli bakıldığında gece yaptıkları sondaj çalışmaları rahatlıkla görülebilir. Gece yemlendikleri bölgede bıraktıkları pislikler gündüz avı için avcıya ip uçları verebilir.Yine gece yemlenmesi sonunda günün sökmesine yakın (şafak vaktinde) uçarak ormandaki yerlerini alırlar. Bir başka bek avı da bu esnada yapılır.

Hava aydınlandığında ormanda tüm gündüzü geçireceği yerini almıştır. Bu yer yine mevsime ve hava şartlarına göre değişkendir. Çulluklar bazen ormanda olmalarına rağmen akşam geçidine çıkmayabilirler. Sert rüzgarlarda kuytu orman kenarlarına inerler yada bazen orman içindeki açıklıklara konarlar. Bazen de ormanda köpekle aranıp bulunmasalar bile gece geçitinde görülebilirler. Sabah orman içindeki yerlerine konduktan sonra bir müddet hareketsiz kalır ve dinlenirler. (Belki de tek uyudukları zaman budur) Bu süre yine hava şartlarına göre değişkendir.

Çulluk avına çıkmanın standart bir saati olmamakla birlikte çulluğun bu hareketsiz kaldığı sabahın erken saatlerinde bulunması zordur. Ben normal şartlarda sabah dokuzdan önce ormana köpek sokmam. Bu saat havanın durumuna göre değişebilir. Eğer hava ayaz yerde de kırağı varsa bu saat bile çulluk aramak için erkendir. (Ayrıca böyle havalarda ava sabah erken çıkmanın, köpeklerin sağlığı için tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Koku almak için burnuna kırağı çekmek zorunda kalan bir köpeğin hastalanma ihtimali çok yüksektir.)

Çulluklar gündüzü tamamen hareketsiz geçirmezler, orman içerisinde kısa mesafelerde hareket eder ve yemlenirler. Bir av köpeğinin hiç kıpırdamadan kokusunu yaymadan oturan bir kuşu bulmasıyla, orman içerisinde gezen, yemlenen, pisleyen bir kuşun kokusunu bulması arasında çok fark vardır. Çulluk avında ormana sabah erken girmemek bu yüzden önemlidir. (Gerçi orman içerisinde çok gezip yer değiştirmiş bir çulluğu bulmak ayrı bir derttir ama köpeği kuşun izinde sürünürken seyretmek bana göre çulluk avcılığının en güzel taraflarından biridir.)

Çullukların orman içerisindeki hareketlilik durumu da yine hava şartlarıyla ilgilidir. Hava çok soğuk, ayaz olduğunda girdiği pislikten çıkmak istemez. Böyle havalarda köpeğin fermasında uçmadan uzun süre bekler. Eğer gece yayılımında yeterince beslenememişse gündüz daha fazla gezer. Böyle gezdiği havalarda, yağmurda ve lodosta oturmaz ayaktadır. Sürekli tedirgindir.

Köpeğin fermasında uzun beklemediği hatta bazen ne avcıyı nede köpeği yanına yaklaştırmadığı havalar genellikle bu tür havalardır. Öğleden sonra sabah konduğu yerden adım adım uzaklaşır. En fazla koku bıraktığı avının en keyifli olduğu saatler bana göre bu saatlerdir. Özellikle yavru köpek eğitirken merada gezen çulluğu aratmak en doğrusudur. İz, koku takibi en güzel öğleden sonra olur. İzci takipçi köpek yetiştirmek için bu yöntem kullanılabilir.

Çulluklar akşam havanın kararmasına yakın bulundukları merada uçabilecekleri açıklıklara yol kenarlarına yanaşırlar. Genellikle uçmadan önce yürüyerek bulundukları meranın yükseklerine çıkarlar. (Aynı şekilde bıldırcınlarda göç esnasında,havanın kararmasına yakın bulundukları merada yükselir ve açığa çıkarlar.) Havanın kararmasına yakın saatlerde (genellikle akşam ezanı saatine denk gelir) ormandan çıkarak çayırlara inerler.

Çullukların göç yollarında hemen her yıl aynı bölgeye indikleri söylenir. Bir bölgede yoğun avlandıklarında yada herhangi bir sebeple kırıldıklarında o bölgedeki göç kolu zayıflar.

Orman içerisinde her bölge çulluk tutmaz. Özellikle altı gazel dediğimiz yaprak çürüğü kaplı ağaçlıkları sever. Orman içerisinde gazeller elle açıldığında altındaki böcek çeşitliliği rahatlıkla görülebilir. Gazel yağmurla çürüdüğünde altı çok daha fazla küçük kurt ve solucan yapar. Altı uzun otlarla sık dikenle kaplı ormana girmek istemez. Altı kuru eğrelti ve süpürgelikle kaplı ormanlıklardan eksik olmaz.

Özellikle Marmara,Trakya ve Karadeniz bölgelerinde göç sonunda (daha önce bahsetmiştim aralık ayı sonunda göç tamamlanır.) yatak yaptığı meralarda bulunur. Bu aylardan sonra kuşu bulmak daha da zorlaşır. Bu bölgeler hemen hemen her sene aynı yerlerdir. Orman kesildiğinde ve bozulduğunda yatak yerleri de değişebilir.
Kasım sonu yapraklar döküldükçe kendisini gizleyebileceği daha kapalı meralara çekilir. Orman içerisinde doğal kamuflajı sayesinde görülmesi imkansız olsa da, alıcı kuşlardan ve diğer düşmanlarından korunmak için sürekli saklanır.

Çulluk avı akşam havanın kararmasına kadar sürer. (Yalnız bu avın orman içerisinde yapıldığı unutulmamalıdır. Hava kararmadan en az yarım saat önce avı bitirmek ve ormandan çıkmak gerekir. Avın heyecanına kapılıp karanlığa ormanın içinde yakalanmak çok kötü sonuçlar verebilir. Ormanın içinde hava kararırsa bildiğiniz yollarda bile kaybolabilirsiniz.)

Çulluk avını diğer yerden havalanan kuşların avından ayıran en büyük fark, köpeğinizin çulluğu bulduğunda ferma yaptığında sizin o kuşa tüfek atıp atamayacağınızın kesin olmamasıdır. Tüfek atmak bir yana bazı durumlarda köpeğin fermasındaki kuşu görmeniz bile mümkün olmaz. Orman ve çulluk arsındaki muhteşem uyum çulluğun olağanüstü manevra kabiliyeti avını zorlaştırdığı gibi vazgeçilmezde yapar. Her çulluk ayrı bir heyecan ayrı macerayla uçurulur. Örneğin köpeğiniz bir bıldırcına yada kekliğe ferma durduğunda size düşen yanaşıp tüfek atmaktır. (Keklik avında bazen meranın durumuna göre yer tutmakta önemlidir.) Ama çulluk avında köpeğiniz kuşu bulduğunda, iyi bir atıştan çok daha önemli olan avı görebileceğiniz, atış pozisyonu yakalayabileceğiniz uygun bir yer bulmaktır. Genellikle ormanın içerisinde çok fazla seçeneğinizde olmayacaktır. Bir kaç ihtimalden birini seçmek zorunda kaldığınızda kuşun uçacağı yeri tahmin etmek çulluk avcılığının pek göze batmayan en önemli ayrıntısıdır. Bu işte size en büyük yardımcı tecrübeniz varsa yanınızdaki av arkadaşınız ama en önemlisi çulluk avının vazgeçilmezi av köpeğinizdir.

Çulluk avı derinliği olan bir avcılık türüdür. Genel olarak avcılıkta öğrenmenin sınırı yoksa da Çulluk avında her sezon farklı tecrübeler edinirsiniz. Çulluk avlayabilen biri tüm kuş avlarını rahatlıkla yapabilir. Çulluk avı köpekle yapılan kuş avlarının zirvesidir

Alıntıdır...

Murat SEÇKİN:
abdulalh abi güzel bilgilendirmeyi bize sunduğun için teşekkürler.. ayrıca bu açıklamaları yapan arkadaşımızında ağzına sağlık...

Özgür DURSUN:
ormanın hayaletınden bahsettınız sanırım

Celal KESKİNER:
Çok gizemli bir kuştur Lodosta olmaz derler denizcı tabiriyle 4-6 esen lodos havasında curnatasına rastladık daha sırrını çözen olmadı ondan her zaman en güzel kuş avıdır.Tüm siteye selamlar.

Sedat AVCI:
bilgiler için teşekkürler abı 

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa